📍 Rize & Trabzon Çıkışlı | 4 Gece – 5 Gün | 2026 Sezonu
• 🍃 Efsane Yaylalar: Huser, Pokut, Sal, Gito, Elevit – bulutlara değen manzaralar
• 🌊 Doğa + Kültür + Deniz Dengesi: Yeşilin her tonu, sahil ve şehir keşfi
• 🇬🇪 Batum Dahil: Kimlikle geçiş, pasaportsuz yurt dışı deneyimi
• 🚐 Rize Çıkışlı Program: Rize’ye ulaşım size ait, tur boyunca tüm keşif bize emanet
• 🎯 Macera Paketi Dahil: Rafting, Zipline, Dev Salıncak ve ATV (ekstra ücret yok)
• 🏨 4 Gece Konaklama: Yayla konakları, köy evleri butik otel ve Batum Otelleri
• 🍽️ Yemekler Dahil: 4 sabah kahvaltısı + 3 akşam yemeği
• 📸 Fotoğraf Odaklı Rota: Manzara garantili özel duraklar
• 🧘♂️ Butik & Yormayan Akış: Maks. 12 kişi, koşturmadan gerçek deneyim
Bu tur, Karadeniz’i sadece gezmek değil; yerlisi gibi yaşamak isteyenler için tasarlandı.
Karadeniz’in yeşilinden Batum’un mavisine uzanan bu rota, klasik turlardan farklı olarak yerelin içinden planlandı.
Biz aracı bir firma değiliz; Rize merkezli, bu coğrafyada yaşayan bir ekibiz.
Bu yüzden sizi “otobüsten in–foto çek–bin” rotalarına değil, Karadenizlilerin misafirini gezdirdiği özel yaylalara ve gizli manzaralara götürüyoruz.
Rize çıkışlı butik turumuzda; Doğu Karadeniz’in sisli yaylaları, Gürcistan’ın renkli şehirleri ve Karagöl’ün huzurutek bir hikâyede buluşur. 🌿🌊
Yeşilden Maviye: Karadeniz & Batum Turu, doğa, kültür, macera ve şehir keşfini dengeli, dolu ve yorucu olmayan bir programla sunar.
Uzungöl’den Pokut’a,Gito’dan Batum Bulvarı’na…5 günde 2 ülke, sayısız unutulmaz an.
🚌 Küçük gruplar | Yerel rehberlik | Sürprizsiz fiyat politikası
✅ Yerel Acente Avantajı
Karadeniz’i Karadenizli’den dinler, kalabalık ve zaman kaybettiren rotalara girmezsiniz.
✅ Macera Paketi Dahil
Rafting, Zipline, Dev Salıncak ve ATV gibi pahalı aktiviteler fiyata dahildir.
✅ Butik Grup Konforu
Maksimum 12 kişilik gruplarla; acele yok, samimiyet ve konfor var.
✅ Her Şey Dahil Yaklaşım
Transferler, geziler, aktiviteler ve konaklama dahil.
Sonradan çıkan “ekstra ücret” sürprizleri yok.
✅ Sınır Ötesi Keşif
Tek turda hem Türkiye’nin hem Gürcistan’ın kültürünü deneyimleme ayrıcalığı.
🏔️ Yaylalar
Pokut, Sal, Gito, Elevit — sis denizinin üzerinde yürüyormuş hissi.
🌊 Doğa & Macera
Fırtına Deresi’nde rafting & zipline, yaylalarda gün batımı ve yıldızlı geceler.
🏰 Tarih & Kültür
Zilkale, Şenyuva Köyü, kemer köprüler, çay tarlaları ve Rize çay kültürü.
💦 Şelaleler & Göller
Palovit Şelalesi, Borçka Karagöl ve Muratlı Barajı manzaraları.
🍽️ Yöresel Lezzetler
Muhlama, mısır ekmeği, Karadeniz kahvaltıları ve taze demlenmiş çay.
🎭 Batum Deneyimi
Avrupa Meydanı, Ali & Nino Heykeli, Alfabe Kulesi, Miracle Park ve sahil yürüyüşleri.
🕊️ Kültürel Dokunuşlar
Horon, tulum, çay toplama deneyimi — sadece izlemek değil, yaşamak için.
İstediğiniz tarihler de tur programımız yok mu? Yada grubunuza özel bir program mı istiyorsunuz?
Tamamen size özel bir tur planlamamızı isterseniz bize ulaşabilirsiniz sizin için unutulmaz bir deneyim hazırlamak için buradayız!
• 🕘 Başlangıç:
09:30 – Rize-Artvin Havalimanı
11:00 – Trabzon Havalimanı
• 🕕 Bitiş:
18:30 – Rize-Artvin Havalimanı
(20:00 ve sonrası uçuşlar uygundur)
• 🏡 Konaklama: Yayla konakları, bölge otelleri, Batum merkez
• 📆 Süre: 4 Gece 5 Gün
• 💸 Single (Tek Kişi) Farkı: 8.500 TL
• 🧒 Çocuk (6–12 Yaş): 21.500 TL
• 👶 0–6 Yaş: 1 çocuk ücretsiz (ayrı yatak verilmez)
• 🧒 6–12 Yaş: Her ailede 1 çocuk için indirim uygulanır
İndirimli çocuk, ebeveyniyle aynı odada konaklar
• Yeni tip çipli kimlik kartı zorunludur (ehliyet geçerli değildir).
• Kimlik çipi hasarsız olmalıdır.
• 7 yaş ve üzeri herkes için 1250₺ yurt dışı çıkış harcı zorunludur.
• Yeni doğan bebekler dahil herkesin kimliğinde fotoğraf bulunmalıdır.
• YENİ (2026): 1 Ocak 2026'dan itibaren Gürcistan’da 24 saatten fazla kalacak misafirler için Seyahat Sağlık Sigortası zorunludur. (Sigorta bedelleri ortalama 3 €’dan başlamaktadır)
Bu tur bir check-list değil; yaylada sisin içinde yürüdüğünüz,
Batum’da palmiye altında kahve içtiğiniz, horonla gülüp tulumla coştuğunuz bir anı koleksiyonu.
📅 2026 erken rezervasyon fırsatlarını kaçırmayın.
Küçük gruplar, yerel butik konaklamalarla sınırlıdır.
👉 Yeriniz hazır. Karadeniz’in kalbinde buluşalım.
Çaykara At Çiftliği, Uzungöl, Seyir Terası, Çeçeva Çay Bahçesi ve Rize Çay Çarşısı
Sabah, Karadeniz’in nemli ama taptaze havasıyla karşılıyorsunuz. Uçağınız bulutların arasından süzülürken aşağıda uzanan çay tarlaları ve dağların sisli silüeti, “Hoş geldin!” der gibi.
Rize veya Trabzon Havalimanı’nda sizi karşılıyoruz. İlk selamlar, ilk tebessümler ve sıcacık bir Karadeniz çayıyla serüven başlıyor.
İlk durağımız Çaykara At Çiftliği.
Doğanın içinde atlarla yapılan kısa bir gezinti, Karadeniz’in dingin enerjisini hissetmenin en güzel yolu.
Atların ayak sesleri, derenin şırıltısına karışıyor; şehirde unuttuğumuz huzur burada yeniden canlanıyor. 🐎
Ardından, rotamız Karadeniz’in incisi Uzungöl.
Ahşap evler, sislerin arasından beliren minareler, gölün çevresinde yürüyen insanlar…
Burada verilen serbest zamanda göl çevresinde yürüyüş yapabilir, o ünlü manzarayı kare kare fotoğraflayabilirsiniz. 📸
Biraz yükseğe çıkıyoruz — Uzungöl Seyir Terası.
Ayaklarınızın altındaki manzara kartpostal gibi… Göl, orman ve gökyüzü tek bir renge karışıyor.
Sessizliği sadece rüzgar bozuyor, o da sanki “iyi ki geldin” diyor.
Öğleden sonra, çayın kalbine gidiyoruz: Çeçeva Çay Bahçesi.
Burada çayın kokusunu, emeğini, hikayesini hissediyorsunuz.
Kadınlar renkli başörtüleriyle çay toplarken siz de doğanın ritmini izliyorsunuz.
Bu manzara, Karadeniz’in ruhunun tam kendisi. 🍃
Son durağımız Rize Çay Çarşısı.
Burada çayın yüzlerce tonunu tadabilir, sevdiklerinize minik hediyeliklerle bu deneyimi taşıyabilirsiniz.
Akşam olduğunda, Çayeli’ndeki köy evimize geçiyoruz.
Ahşap duvarların arasında, dışarıda hafif bir yağmur sesi ve içeride taze çay kokusu…
Soba başında içilen son bardak çayla günün hikayesi tamamlanıyor.
Karadeniz’in ilk gecesi, ruhunuzu dinlendirmeye geliyor. 🌙
📍 Konaklama: Vera Köy Evi, Çayeli (Ortak Duş / WC)
🕘 Tur Başlangıç Saatleri:
09:30 Rize Havalimanı
11:00 Trabzon Havalimanı
Fırtına Deresi, Zipline & Salıncak, Çamlıhemşin, Zilkale, Şimşir Ormanları, Palovit Şelalesi, Elevit Yaylası, Badara Yaylası ve Gito Yaylası
Yeni bir sabah, Karadeniz’in o meşhur yağmur kokusuyla başlıyor.
Kuş sesleri, dağların arasından yükselen sis ve uzaktan gelen derenin sesi…
Bugün doğayla sadece göz göze değil, kalp kalbe olacağız. 💚
Kahvaltının ardından, heyecan dolu ilk durağımız Fırtına Deresi.
Burası Karadeniz’in adrenalin merkezi!
Cesaretini toplayanlar için zipline ve dev salıncak deneyimi sizi bekliyor.
Kendinizi yeşilin ortasında, derenin üzerinden süzülürken buluyorsunuz — kalbiniz biraz hızlı atıyor ama manzara her şeye değer!
Ardından, tarih kokan bir durak: Zilkale.
Sarp bir tepenin üzerinde, sislerin arasında dimdik ayakta duran bu kale, yüzyıllardır Karadeniz’in sessiz bekçisi.
Kaleye çıkan taş merdivenlerde her adımda tarihin yankısını duyuyorsunuz.
Manzaraya baktığınızda, derin vadiler ve yeşilin bin bir tonu... İşte “Doğu Karadeniz Turu” denince akla gelen o sahne tam da bu!
Rotamız şimdi büyüleyici bir doğa mucizesine: Şimşir Ormanları.
Nemli hava, yosunlu ağaçlar, ışığın yeşil yapraklardan süzülüşü…
Burası öyle bir yer ki, kendinizi bir masalın içinde hissediyorsunuz.
Her nefeste doğa sizi biraz daha içine çekiyor.
Kısa bir yürüyüşün ardından, Karadeniz’in en güçlü sesine ulaşıyoruz: Palovit Şelalesi!
Suyun dev bir perde gibi düştüğü bu noktada durup sadece dinliyorsunuz…
Doğanın ritmi, kalbinizin ritmiyle aynı atıyor. 🌊
Yayla yolculuğumuz burada başlıyor!
Elevit Yaylası’nda taş evlerin ve dere kenarındaki çocuk seslerinin arasından geçiyoruz.
Biraz ileride Badara Yaylası’nda kısa bir mola veriyoruz — burada bir çay, bir fotoğraf ve bolca huzur.
Günün finali ise nefes kesici: Gito Yaylası.
Dağların zirvesinde, bulutların üzerinde konaklayacağımız bu yer adeta bir rüya.
Güneş yavaş yavaş batarken, gökyüzü turuncuya dönüyor, sis dağların arasından dans ediyor.
Gece olduğunda yıldızlar öylesine yakın ki, elinizi uzatsanız dokunacak gibisiniz.
Bir fincan sıcak çay, yıldızların sessizliği ve Karadeniz’in büyüsü… İşte gerçek huzur bu. 🌌
📍 Konaklama: Gito Konak (Ortak Duş/WC) veya Gito Yaylası Butik Oteller
Şenyuva Köyü (Çinçiva), Sevdaluk Köprüsü, Pokut Yaylası, Sal Yaylası, Ayder Yaylası, Huser Yaylası, Gün Batımı ve Salıncak.
Yeni bir gün, yeni bir masal başlıyor.
Sabah pencereden dışarı baktığınızda bulutlar yaylayla aynı hizada;
her yer bembeyaz bir sessizliğe bürünmüş. Karadeniz bugün bir tablo gibi… 🌫️
Kahvaltının ardından yola çıkıyoruz. İlk durağımız Şenyuva Köyü (Çinçiva).
Taş evleri, dar sokakları ve tarihi kemer köprüleriyle bu köy, Karadeniz’in yaşayan bir müzesi gibi.
Fırtına Deresi’nin sesi eşliğinde yürürken, yüzlerce yıl öncesine gidiyorsunuz.
Bir yanda doğa, bir yanda tarih — burası Karadeniz’in kalbi. ❤️
Ardından, rotamız bulutların üstüne doğru: Pokut Yaylası.
Yol boyunca sisin arasından süzülen ışık, ağaçların üzerindeki çiy damlaları…
Pokut’a vardığınızda karşınızda açılan manzara nefesinizi kesiyor.
Ahşap evler sisin içinden beliriyor, rüzgar çiçek kokusunu getiriyor.
Bir kahve alıp o manzaraya karşı oturuyorsunuz ve düşünüyorsunuz:
“Zaman burada neden daha yavaş akıyor?”
Bir adım ötesi: Sal Yaylası.
Pokut’un hemen yanında, aynı gökyüzünün farklı bir rengi gibi.
Burada sisin içinde yürümek, adeta bulutların üzerinde dans etmek gibi.
Fotoğraf makinenizi bırakın, çünkü burası sadece yaşanır. 🌤️
Öğleden sonra kısa bir mola için Ayder Yaylası’na geçiyoruz.
Şifalı suları, yemyeşil ormanları ve yöresel ürünleriyle ünlü bu yer, Karadeniz’in yüzü kadar yumuşak.
Dilerseniz yürüyüş yapabilir, küçük pazar tezgâhlarında el yapımı reçellerden tadabilirsiniz.
Ve günün finali: Huser Yaylası.
Buraya vardığımızda güneş batmak üzeredir.
Gökyüzü pembeye döner, sis dağların arasına saklanır, bulutlar altınızda bir deniz gibi uzanır.
Dev salıncakta bulutların üzerinden süzülürken rüzgar yüzünüze çarpar…
O an, tüm yolculuğun anlamı gözlerinizin önünde belirir:
Akşam konaklama için Çamlıhemşin / Ardeşen otellerine geçiyoruz.
Yayla havasının serinliği, akşamın sessizliği ve yıldızlı gökyüzüyle günü huzurla kapatıyoruz.
📍 Konaklama: Çamlıhemşin / Ardeşen Otelleri
Hopa, Borçka, Muratlı Barajı, Karagöl, Sarp Sınır Kapısı, Batum ve Saint Andrew Heykeli & Şelalesi
Sabah Karadeniz’in serin rüzgarı yine saçlarımızda…
Bugün sadece yeni yerler değil, yeni bir ülke keşfedeceğiz. 🌍
Ama ilk önce Çamlıhemşin'de yöresel ürünler satan küçük dükkanlarda duruyoruz. El yapımı hediyelikler, taze çaylar, reçeller, mısır ekmekleri… Her biri bu yolculuğun küçük bir hatırası.
Kahvaltının ardından, bir kez daha maceraya davet eden Fırtına Deresi’ne gidiyoruz.
Coşkun sular, üzerinizde sıçrayan serin damlalar, kalbinizin hızla atışı…
Kaskınızı takıyor, küreğinizi elinize alıyor ve kendinizi suyun ritmine bırakıyorsunuz.
Bu, sadece bir rafting deneyimi değil — doğayla bütünleştiğiniz, kendinizi yeniden keşfettiğiniz bir an.
Adrenalini doyamayanlar için sırada ATV turu!
Dağ yollarında, orman patikalarında ilerlerken rüzgar yüzünüze çarpıyor, her virajda bir manzara daha açılıyor.
Toprağın kokusunu, özgürlüğün hissini iliklerinize kadar duyuyorsunuz. 🌲
Ardından Hopa’ya doğru yola çıkıyoruz.
Sahil boyunca ilerlerken deniz bir yanımızda, yeşil dağlar diğer yanımızda…
Kısa bir yürüyüşle Hopa’nın sahilinde dalgaların sesini dinliyoruz.
Bu küçük kasaba, Karadeniz’in hırçın ama samimi yüzünü en güzel şekilde gösteriyor.
Rotamız şimdi Borçka yönünde uzanıyor.
Ve işte karşımızda: Karagöl.
Ormanın içinden kıvrıla kıvrıla giden bir yoldan ulaşıyoruz buraya.
Gölü ilk gördüğünüz an, zaman duruyor gibi.
Suyun yüzeyinde yansıyan ağaçlar, çevrede yankılanan kuş sesleri, o derin sessizlik…
Biraz yürüyüş, biraz fotoğraf, biraz sadece durup o anı yaşamak. 🍃
Yola devam ediyoruz ve kısa bir mola için Muratlı Barajı’na uğruyoruz.
Suyun üzerindeki yansımalar ve çevresini saran dağlar, mükemmel kareler sunuyor.
Öğle saatlerinde Sarp Sınır Kapısı’na ulaşıyoruz.
Pasaport işlemlerimizi tamamlıyor, Türkiye’den Gürcistan’a adım atıyoruz! 🇬🇪
Sınırın öte tarafında yepyeni bir atmosfer, farklı diller, farklı renkler… ama Karadeniz’in rüzgarı aynı.
İlk durağımız Saint Andrew Heykeli ve Şelalesi.
Aziz Andrew’un hikayesini dinliyor, ardından şelalenin serinliğinde bir nefes alıyoruz.
Doğa burada da Karadeniz kadar cömert ve etkileyici.
Ardından Batum’a giriş yapıyoruz.
Geniş bulvarlar, palmiyeler, modern mimari ve rengarenk binalar…
Şehirde Avrupa ile Karadeniz kültürü yan yana yürüyor sanki.
Akşamüstü ışıkları şehre vururken, Batum altın gibi parlıyor.
Otele yerleştikten sonra isteyen misafirlerimiz için akşam Batum keşfi serbest zamanı!
Sahilde yürüyüş, kordon boyunca bisiklet turu ya da şehirdeki kafe ve restoranlarda Gürcü müzikleri eşliğinde keyifli bir akşam…
Batum, geceleri de ayrı bir büyüye sahip. 🌆
📍 Konaklama: La Quinta by Wyndham, Black Sea Batumi, Four Season Hotel vb.
Orta Cami, Piazza Meydanı, Eros ve Afrodit Heykeli, St. Nicholas Kilisesi, Avrupa Meydanı, Astromonik Saat Kulesi, Mehmed Abashidze Heykeli, Medea Heykeli, Tiyatro Binası, Poseidon Çeşmesi, Batum Bulvarı: Nikah Salonu – Akropol, Alfabe Kulesi, Ali & Nino Heykeli
Sabah, Batum’un sahilinden gelen dalga sesiyle uyanıyoruz.
Pencereden baktığınızda palmiyeler, rengarenk binalar ve mavi deniz…
Bugün şehirle vedalaşacağız ama anılar kalacak. 🇬🇪
Kahvaltıdan sonra şehrin kalbine doğru ilerliyoruz: Avrupa Meydanı.
Ortasında görkemli Medea Heykeli yükseliyor; efsanelerle dolu bir hikâye anlatıyor.
Altın Post mitine ilham veren Medea’nın parlayan heykeli, Batum’un zarif ruhunu temsil ediyor.
Burada bir fotoğraf çekmeden geçmek neredeyse imkânsız. 📸
Meydanın hemen çevresinde Batum Drama Tiyatrosu ve Neptün Heykeli var.
Roma esintili mimarisiyle Neptün, elinde denizin kudretini taşırken sanki Karadeniz’in ruhunu simgeliyor.
Biraz yürüdükten sonra sahil boyunca uzanan o meşhur Batum Bulvarı’na geliyoruz.
Palmiye ağaçları, bisiklet yolları ve deniz kıyısında oturup kahve yudumlayan insanlar…
Gürcistan’ın modern yüzüyle tanıştığınız bu yerde, Karadeniz bir kez daha büyülüyor.
Yol üzerindeki Batum Sütunları antik Yunan mimarisini andırıyor;
her biri geçmişin estetiğini bugünün enerjisiyle buluşturuyor.
Ardından şehrin en ikonik noktalarına geçiyoruz:
✨ Miracle Park (Mucize Parkı) — modern Batum’un kalbi.
Burada bir sembol, bir aşk hikayesi, bir efsane sizi bekliyor:
❤️ Ali ve Nino Heykeli.
Gürcü prensesi Nino ile Azerbaycanlı Ali’nin efsanevi aşkı, iki metal figürün birleşip ayrıldığı o büyülü heykelde can buluyor.
Heykelin yavaş hareketlerini izlerken, şehir bir anda sessizleşiyor — aşkın evrensel dili konuşuyor.
Hemen yanında Alfabe Kulesi gökyüzüne uzanıyor.
Gürcü alfabesinin harfleriyle süslenmiş bu kule, hem kültürel bir simge hem de modern Batum’un en dikkat çekici yapılarından biri.
Biraz ileride Piazza Meydanı bizi karşılıyor.
Mozikleri, müzikleri ve kafe kokularıyla dolu bu meydan, adeta küçük bir Avrupa şehri havasında.
Burada kısa bir kahve molası veriyoruz; son yudumlar Gürcü melodileriyle karışıyor. ☕
Yakınında bulunan St. Nicholas Kilisesi ve Osmanlı mirası Orta Cami,
bu şehrin geçmişle bugün arasındaki dengeyi nasıl kurduğunu gösteriyor.
Bir yanda çan sesleri, diğer yanda ezan… Batum, farklılıkların uyumla dans ettiği bir şehir.
Ve artık geri dönüş zamanı…
Sarp Sınır Kapısı’na doğru ilerliyoruz.
Arkamızda Batum’un ışıkları, önümüzde Karadeniz’in sonsuz maviliği.
Bir yanda Gürcistan’a veda, diğer yanda Türkiye’nin selamı.
🛫 Turumuz burada sona eriyor.
Bir haftaya sığan onlarca renk, yüzlerce fotoğraf ve binlerce anı…
Artık biliyoruz ki, Karadeniz ve Batum sadece bir rota değil — bir duygu, bir hatıra, bir hikâye. 🌿✨
📍 Tur Bitiş Saati ve Yeri: 18:30 – Rize Havalimanı
✈️ Dönüş İçin Uygun Uçuşlar: 20:00 ve sonrası